HÜRİYET

Facebook Takip Etmek İçin Beğen

1 Haziran 2012 Cuma

KATMA DEĞER VERGİSİNDE TEVKİFAT UYGULAMASI-I

 

.

I- İŞLEMLERİN TEVKİFAT KAPSAMINA ALINMASI

.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu’nun 4008 sayılı Kanunla değişik 9. maddesinin 1. fıkrası; “Mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanunî merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir.” hükmünü amirdir.

Madde hükmünün incelenmesinden anlaşılacağı üzere, Maliye Bakanlığı aşağıda belirtilen iki halde sorumlu tespit edebilir:

1- İkametgâhı, işyeri, kanunî merkezi ve iş merkezi Türkiye içinde bulunmayan mükelleflerden satın alınacak mal ve hizmet bedeli üzerinden hesaplanacak KDV’nin tamamının alıcılar tarafından yasal zorunluluk olarak tevkifata tabi tutulması gerekmektedir.

2- Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, gerekli görülen diğer hallerde vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir.

Vergi alacağını güvence altına almak amacıyla düzenlenen bu madde sadece ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlar için öngörülmüş değildir. Maliye Bakanlığı, bunların dışında gerekli gördüğü diğer hallerde de bazı şahısları sorumlu tutabilecektir. Bu haller sınırlı olmayıp mükelleflerin idarece takibinin güç olduğu, dolayısıyla vergi tarh, tahakkuk ve tahsilâtında kaybın veya gecikmenin mümkün olduğu hallerdir.

Maddede belirtilen işlemlere taraf olanlar kendine mal teslim edilen veya hizmet ifa edilen kişilerdir. Bu şahıslar verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten mükellef gibi sorumlu olacaklardır. Söz konusu kişilerin KDV mükellefi olmaları da şart değildir.

Tevkifat uygulaması ihtiyari bir uygulama olmayıp, tevkifat uygulaması kapsamına alınan işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat uygulaması kapsamında işlem yapmaları zorunludur. Ayrıca, KDV’ye tabi bir işlemde tevkifat uygulaması kapsamında işlem tesis edilebilmesi için söz konusu işlemin Maliye Bakanlığı’nca tevkifat uygulaması kapsamına alınmış olması gerekmektedir. Başka bir deyimle Maliye Bakanlığı’nca tevkifat kapsamına alınmamış işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat yapılması mümkün değildir.

9. maddenin verdiği yetkiye istinaden Bakanlıkça yayımlanan KDV Genel Tebliğleri ile bazı teslim ve hizmet bedellerine ilişkin KDV’nin, alıcılar tarafından tevkif edilerek sorumlu sıfatıyla vergi dairesine beyan edilme zorunluluğu getirilmiştir.

 

II- VERGİ TEVKİFATI KAPSAMINA ALINAN İŞLEMLER

Başlangıçta sadece Türkiye’de ikametgahı, kanuni merkezi, iş merkezi ile gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar, yani dar mükellefler için zorunlu olarak başvurulan bu yönteme, daha sonravergi güvenliğierken vergi tahsilatı ve mükellef ile idareye kolaylıklar sağlamak amacıyla uygulamasının yaygınlaştırıldığı görülmektedir.

KDV Kanunu’nun 9. maddesinin verdiği yetkiye istinaden KDV’de ilk defa 15 Seri No.lu KDV Genel Tebliği(1) ile GVK’nın 18. maddesinde hükme bağlanan serbest meslek kazançlarında, vergi tevkifatı uygulanmaya başlanılmış ve bu tarihten sonra yapılan yasal ve idari düzenlemeler ile tevkifat kapsamı giderek genişletilmiştir(2).

34’ü KDV Genel Tebliği ve üçü de GV Genel Tebliği olmak üzere, toplam 37 adet Genel Tebliğ’de yer alan tevkifat uygulamasına ilişkin düzenlemeler 117 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği(3) ile yürürlükten kaldırılmış ve KDV tevkifatına tabi işlemler ile bu uygulamadan doğan iade taleplerinin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esaslar 01.05.2012 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sistematik bir biçimde yeniden düzenlenmiştir.

 

 III- SORUMLULUK KAPSAMINA ALINAN İŞLEMLERİN SINIFLANDIRILMASI

KDV tevkifatı uygulaması, teslim veya hizmet bedeli üzerinden hesaplanan verginin, teslim veya hizmeti yapanlar tarafından değil, bu işlemlere muhatap olanlar tarafından vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edilip ödenmesidir.

KDV sisteminde “Tam Tevkifat” ve “Kısmi Tevkifat” olmak üzere iki türlü tevkifat uygulaması vardır.

İşlem bedeli üzerinden hesaplanan verginin tamamının işleme muhatap olanlar tarafından beyan edilip ödenmesi “tam tevkifat”; hesaplanan verginin Maliye Bakanlığı’nca belirlenen kısmının, işleme muhatap olanlar tarafından, diğer kısmının ise işlemi (teslim veya hizmeti) yapan tarafından beyan edilip ödenmesi “kısmi tevkifat” olarak adlandırılmaktadır.

A- TAM TEVKİFAT UYGULAMASI

Aşağıda belirtilen işlemlerde, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin tamamı mal veya hizmetin alıcıları tarafından tevkifata tabi tutulacak ve 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek vergi dairesine ödenecektir.

Tam tevkifat uygulanacak işlemler, bu bölümde belirtilenlerle sınırlı olup, bunlar dışındaki işlemlerde işleme muhatap olanlar tarafından tam tevkifat uygulaması kapsamında işlem yapılmayacaktır.

1. İkametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlar tarafından yapılan işlemler,

2. Serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler,

3. Kiralama işlemleri,

4. Reklâm verme işlemleri.

Daha önce tam tevkifat kapsamında bulunan sınır ticareti yoluyla dar mükellefler tarafından ithal edilen malların tesliminde sorumluluk uygulamasına 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile son verilmiştir

B- KISMİ TEVKİFAT UYGULAMASI

Kısmı tevkifatta teslim ve hizmetlerde, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin tamamı değil, bu işlemler için ilgili bölümlerde belirlenen orandaki kısmı alıcılar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilecek, tevkifata tabi tutulmayan kısım ise satıcılara ödenecek ve bunlar tarafından mükellef sıfatıyla beyan edilecektir.

Tam tevkifata tabi tutulan işlemler dışındaki tevkifata tabi tutulan diğer işlemelerin tamamı kısmı tevkifat kapsamında tevkifata tabi tutulur.

.
 
















































































1- Kısmı Tevkifat Uygulanacak Hizmetler

Tevkifat Oranı



Yapacaklar


- Tevkifat yapmakla sorumlu tutulan alıcılara karşı ifa edilen;
- Yapım işleri ile bu işlere ilişkin mühendislik-mimarlık ve etüt-proje

2/10



III/B.3.b


- Etüt, plan-proje, danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetler

9/10



III/B.3.b


- Makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil, bakım ve onarım hizmetleri

5/10



III/B.3.b


- Yemek servis ve organizasyon hizmetleri

5/10



III/B.3.b


- İşgücü temin hizmetleri

9/10



III/B-3


- Yapı denetim hizmetleri

9/10



III/B-3


- Fason olarak yaptırılan tekstil ve konfeksiyon işleri, çanta ve ayakkabı dikim işleri ve bu işlere aracılık hizmetleri

5/10



III/B-3


- Turistik mağazalara verilen müşteri bulma/götürme hizmetleri

9/10



III/B.3.a


- Spor kulüplerinin yayın, reklâm ve isim hakkı gelirlerine konu işlemleri

9/10



III/B-3


- Temizlik, çevre ve bahçe bakım hizmetleri

7/10



III/B-3


- Servis taşımacılığı hizmeti

5/10



III/B-3


- Her türlü baskı ve basım hizmetleri

5/10



III/B-3.b


- Yukarıda belirlenenler dışındaki hizmetler (Söz konusu hizmetler 5018 S. Kanun ekli cetvellerde yer alan kuruluşlara yapılmaktadır.)

5/10



III/B-3



 


.

style="page: Section4; color: rgb(0, 0, 0); font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; letter-spacing: normal; line-height: normal; orphans: 2; text-align: -webkit-auto; text-indent: 0px; text-transform: none; white-space: normal; widows: 2; word-spacing: 0px; -webkit-text-size-adjust: auto; -webkit-text-stroke-width: 0px; font-size: medium; ">

Tevkifat kapsamına giren bu işlemlerin tamamı “hizmet” mahiyetindedir. KDV Kanunu’nun 2. maddesinde tanımı verilen “teslim” mahiyetindeki işlemler bu bölümde düzenlenen tevkifat uygulaması kapsamına girmemektedir.

Bu nedenle, yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşların, tevkifat kapsamına giren hizmetlerde kullanılmak üzere piyasadan yapacakları mal (III/B bölümü kapsamındaki mallar hariç) alımlarında tevkifat uygulanmayacaktır.

Ancak, kapsama giren hizmetleri ifa edenlerin bu amaçla kullandıkları mallara ait tutarlar hizmet bedelinden düşülmeyecek; tevkifat, kullanılan mallara ait tutarlar da dahil olmak üzere toplam hizmet bedeli üzerinden hesaplanacaktır.

Örnek: Bir banka şubesi bahçe duvarının inşası işini malzeme kendisine, işçilik müteahhide ait olmak üzere 4.000 TL karşılığında ihale etmiştir. Banka kum, demir, çimento, tuğla, briket vb. malzemeyi piyasadan 6.000 TL’ye temin etmiştir. Banka şubesi malzemelerin alımı sırasında tevkifat uygulamayacak, müteahhidin yapacağı 4.000 TL tutarındaki hizmet ise tevkifata tabi olacaktır.

Bankanın, bahçe duvarı yapım işini malzemeler de müteahhide ait olmak üzere 10.000 TL karşılığında ihale etmesi halinde, müteahhidin faturasında malzeme ve işçilik tutarları 6.000 ve 4.000 TL olarak ayrı ayrı gösterilse bile, 10.000 TL tutarındaki toplam bedel üzerinden hesaplanacak KDV’ye, yapım işleri için geçerli olan oranda tevkifat uygulanacaktır.


  .









































1- Kısmı Tevkifat Uygulanacak Hizmetler



Tevkifat Oranı



Yapacaklar


- Külçe metal teslimleri7/10III/B-3
- Bakır, çinko ve alüminyum ürünlerinin teslimi7/10III/B-3
- Hurda ve atık teslimi9/10III/B-3
- Metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam hurda ve atıklardan elde edilen hammadde teslimi9/10III/B-3
- Pamuk, tiftik, yün ve yapağı ile ham post ve deri teslimleri9/10III/B-3
- Ağaç ve orman ürünleri teslimi9/10III/B-3



  .

Akaryakıt ile büyük ve küçükbaş hayvan etlerinin tesliminde var olan kısmı tevkifat uygulamasına 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile 01.05.2012 tarihinden itibaren son verilmiştir.

3- Kısmı Tevkifat Uygulayacak Alıcılar

Kısmi tevkifat uygulanacak işlemler, söz konusu bölümlerde belirtilenlerle sınırlı olup, bunlar dışındaki işlemlerde işleme muhatap olanlar tarafından kısmi tevkifat yapılmayacaktır.

117 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nde yer alan açıklamalara göre, kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulabilecekler aşağıda iki grup halinde sayılmış olup, tevkifat uygulaması kapsamındaki her bir işlem bazında tevkifat yapacaklar, söz konusu gruplardan birine veya ikisine veyahut söz konusu gruplar kapsamında olan bazı sorumlulara atıf yapılmak suretiyle ilgili bölümlerinde belirtilmiştir.

a) KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir.)

b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın):

- 5018 sayılı Kanun’a ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri,

- Yukarıda sayılanlar dışındaki, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları,

- Döner sermayeli kuruluşlar,

- Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,

- Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları,

- Bankalar,

- Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri),

- Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar,

- Organize sanayi bölgeleri ile menkul kıymetler, vadeli işlemler borsaları dahil bütün borsalar,

- Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler,

- Payları İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören şirketler,

Kalkınma ve yatırım ajansları hizmet alımlarında tevkifat yapmakla sorumlu tutulmuşlardır. Ancak okul aile birlikleri ve Sağlık Bakanlığı’na bağlı aile hekimliği kurumları bu kapsamda değerlendirilmeyecektir.

Belirlenmiş alıcıların birbirlerine karşı yaptıkları teslim ve hizmetlerde (şirketleşenler dahil profesyonel spor kulüplerince yapılanlar hariç), KDV tevkifatı uygulanmayacaktır.

5018 sayılı Kanun’a ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşların tevkifat uygulaması kapsamındaki alımlarına ait bedellerin, genel bütçe ödenekleri dışındaki bir kaynaktan ödenmesi tevkifat uygulamasına engel değildir.

Bu kapsamda tevkif edilen vergiler, vergi sorumlularına ait 2 No.lu KDV beyannamesi ile yetki alanı içerisinde bulunulan vergi dairesine, beyan edilip kanuni süresi içerisinde ödenecektir.

KDV mükellefiyeti bulunmayanların, yukarda belirtilen (III/B-3/b) ayrımı kapsamında olmamak kaydıyla, kısmi tevkifat uygulaması kapsamındaki alımlarında tevkifat uygulaması söz konusu olmayacaktır.

Örnek: KDV mükellefiyeti bulunmayan apartman yönetimlerine verilen özel güvenlik hizmetlerinde tevkifat uygulanmayacaktır.

4- Kısmı Tevkifat Yapacak Alıcılar Kapsamında Yapılan Değişiklikler

117 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile belirlenen “Kısmı Tevkifat Uygulayacak Alıcılar” ile daha önce bu kapsamda tevkifat yapanların listelerinin karşılaştırılmasından aşağıdaki farklılıklar tespite edilmiştir.

1- 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile “belediyeler” tevkifat yapacak alıcılar arasında sayılmamışlardır. Başka bir deyişle belediyelerin bundan böyle KDV’ye tabi alışlarında kısmı tevkifat yapmayacaklardır.

2- Üniversiteler, 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nde kısmı tevkifat uygulayacak alıcılar listesinde yer almamaktadır. Ancak üniversiteler 5018 sayılı Kanun’a ekli (II) Sayılı Cetvelde tadadı olarak yer aldıklarından, eskiden olduğu gibi vergi sorumlulukları devam etmektedir.

3- Katılım bankaları, 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nde, kısmı tevkifat uygulayacak alıcılar listesinde yer almamaktadırlar. Ancak söz konusu bankaların münferit olarak Tebliğle öngörülen hallerde vergi sorumlulukları devam etmektedir.

4- Özel finans kuruluşları, kısmi tevkifat uygulayacak alıcılar listesinden çıkarılmıştır. Başka bir deyişle kısmi tevkifat için KDV mükellefiyeti aranan hallerde bu kuruluşlar tevkifat yapmayacaklardır.

5- Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’na bağlı mükellefler kısmı tevkifat yapacak alıcılar listesinde yer almamaktadır. Ancak söz konusu listede genel olarak KDV mükellefleri yer aldığından, kısmı tevkifat kapsamında bulunan teslim ve hizmetlerden yukarda yer alan tabloda III/B-3 ve III/B-3.a kapsamında tevkifat yapacaklar kapsamında tevkifat yapacaklardır.

 

IV- TEVKİFATA TABİ İŞLEMLERDE KDV İADESİ

Kısmi tevkifat uygulamasından kaynaklanan iade taleplerinin aşağıda belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yerine getirilmesi uygun görülmüştür.

A- GENEL AÇIKLAMALAR

1- Alıcı ve Satıcının Beyanda Bulunma Zorunluluğu

Kısmi tevkifat uygulamasından doğan KDV alacaklarının mükellefe iade edilebilmesi için, satıcının tevkifat uygulanmayan KDV tutarını 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan etmiş olması, alıcının da yaptığı tevkifatla ilgili 2 No.lu KDV Beyannamesini vergi dairesine vermiş olması zorunludur.

2- 2 No.lu KDV Beyannamesi İle Beyan ve Tahakkuk Ettirilen KDV’nin Ödenmemesi İade veya Mahsuba Engel Teşkil Etmez

İade taleplerinin yerine getirilmesinde, alıcı tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilen ve tahakkuk ettirilen KDV’nin ödenmiş olması şartı aranmayacaktır.

KDV Kanunu’nun 9. maddesi hükmü uyarınca sorumluluk uygulaması kapsamına alınan işlemlerden dolayı kesilen vergilerin mükellef tarafından beyan edilmesine karşılık, ödenmemesi kendisinden kesinti yapılan mükellefin vergi indirimi ve iade talebinin yerine getirilmemesine engel teşkil etmemesi gerekir. Vergi İdaresinin tahakkuk ettirildiği halde, ödenmeyen vergileri tahsil etmesi en başta gelen görevleri arasındadır. Kaldı ki İdare cebri takip konusunda çok geniş yetkilere sahip olmasına karşılık, mükellefin hiçbir yasal hakkı bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, satıcı tarafından tüm yükümlülükler yerine getirilse dahi tevkif edilen KDV’nin alıcılar tarafından 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilmemesi halinde iade mahsup taleplerinin yerine getirilemeyeceği tabiidir.

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın Özelgesi’nde,

“Diğer taraftan, tevkifata tabi çöp toplama hizmetinden doğan iade, mahsup taleplerinizin yerine getirilebilmesi için ibrazı zorunlu belgelerin mahsup talep dilekçesi ekinde ibraz edilmiş (1.000 TL üzerindeki mahsup taleplerinde ayrıca inceleme raporu veya teminat mektubu) tevkif edilen KDV’nin de Belediyeler tarafından sorumlu sıfatıyla 2 no.lu KDV Beyannamesi ile vergi dairesine beyan edilmiş olması halinde genel esaslara göre sonuçlandırılacak olup, ayrıca ödeme şartı aranmayacaktır.”(4)

şeklinde idari görüş bildirilmiştir.

Genel bütçe kapsamındaki idarelere yapılan işlemlerde ise hak edişin harcama yetkilisince onaylanmış olması gereklidir. Bunlara yapılan işlemlerde, ayrıca beyan ve ödeme aranmayacaktır.

Tevkif edilen verginin ait olduğu dönemde beyan edilmemesi halinde, iade talebi ile ilgili olarak İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın bir başka Özelgesi’nde;

“Ayrıca, 84 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nin “Müteselsil Sorumluluk/İşleme Doğrudan Taraf Olanlar” başlıklı III/1.1. bölümünde; ……..

Buna göre, vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanların vergi kesintilerine ilişkin 2 No.lu KDV beyannamesini vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği dönemi takip eden ayın 24. günü akşamına kadar beyan etmeleri ve 26. günü akşamına kadar ödemeleri gerekmektedir. 

Bu durumda, tevkifata tabi ürünlerin teslimlerinden doğan iade-mahsup talepleriyle ilgili olarak 107 ve 108 Seri No.lu KDV Genel Tebliğlerinde sayılan tüm bilgi ve belgelerin usulüne uygun olarak ve süresinde bağlı bulunduğunuz vergi dairesine ibraz edilmiş ve tevkif edilen KDV’nin de alıcılar tarafından 2 No.lu KDV beyannamesi ile vergi dairesine beyan edilmiş olması halinde iade mahsup talepleriniz genel esaslara göre yerine getirilecektir.

Ancak, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde firmanızca tüm yükümlülükler yerine getirilse dahi tevkif edilen KDV’nin alıcılar tarafından 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilmemesi halinde iade mahsup taleplerinizin yerine getirilemeyeceği tabiidir. 

Öte yandan, mal veya hizmet alımında bulunduğunuz satıcı firma hakkında sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği veya kullandığı konusunda vergi inceleme raporu veya olumsuz tespit olması halinde yapılması gereken işlemler 84 No.lu KDV Genel Tebliği’nde açıklanmıştır.”(5)

denilmektedir.

 

NuriDEĞER-  YMM

Yaklaşım / Haziran 2012 / Sayı: 234

http://www.yaklasim.com/anasayfa/bir_konu_bir_konuk.htm

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blog Arşivi

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı